Sayfalar

içimizdeki israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
içimizdeki israil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Biz, Kurtuluş Savaşı falan kazanmadık | Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

içimizdeki israil, istiklal harbi, kripto Yahudiler, Kurtuluş Savaşı, Lozan Antlaşması, masonluk, Mehmet Fahri Sertkaya, Mustafa Kemal Atatürk, sabetayistler, akademi dergisi, gerçek mi, tarih, mehmet fahri sertkaya

BİZ KURTULUŞ SAVAŞI FALAN KAZANMADIK!

Kurtuluş Savaşında Yedi Düveli Yendik mi?


1915'de Çanakkale Savaşında, o akıl almaz destanı yazdık, yedi düvele set olduk ve düşmanı geçirmedik... Ama sadece üç sene sonra aynı düşman, en ufak bir direnişle karşılaşmadan Çanakkale Boğazı'nı geçti ve İstanbul'u yani başkentimizi işgal etti... Devletin idare edildiği saraylar bile kuşatıldı... Osmanlı diz çökmüştü artık... Ya sonra?

Sonra Yedi Düveli Yendik mi?

Çok defa bunu başarmıştık ama Kurtuluş Savaşı için bu durum doğru değildir.

Kurtuluş savaşımızda yedi düveli yendiğimiz iddiası maalesef ki gerçeği ifade etmemektedir...

"Düvel-i Muazzama" usulunce, savaşmadan geri çekildiler...

Yunan'ı denize dökmedik... Her yeri yaka yaka hatta önlerine hayvan sürülerini kata kata, ağır ağır geri çekildiler... Trakya'nın gerisinde yerleşip bir şeylerin gerçekleşmesini beklediler... O anda tam beş senedir İstanbul'u işgal altında tutan İngilizler Yunan'a böyle emretti; "Usulüyle geri çekil!"...

Yerli-yabancı devlet arşivlerinde Yunan'ın denize döküldüğüne dair tek bir vesika yok... Ne bir fotoğraf, ne bir video, ne de geçerli bir vesika yok?



Neden acaba ?.. Neden taktik bir hareketle geri çekildiler ve Ankara Hükümetini mağlupken galip haline getirdiler?

Bizden korktular mı ?..

Silahımız yoktu...

En son Çanakkale, Rus cephesi, Filistin, Trablusgarp, Balkan ve Yemen savaşlarından sonra askerimiz de kalmamıştı. Düzenli ordularımız da yok gibiydi...

Zaten Çanakkale'de bile gönüllüler savaşmıştı..

Savaş uçaklarımız, denizaltılarımız, yani kara kadar hava ve deniz kuvvetlerimiz de yoktu...

Bir ara Genelkurmay başkanı olan Karadayı paşamızın dili sürçtü ve Irak sınırımız hakkında;

" Yahu! Biz bu SINIRI Çizmedik ki İngilizler Çizdi " deyiverdi...

İngilizler 1918-1923 yılları arasında fiilen işgal altında tuttukları ve bazen aralıksız bir ay havadan bomba yağdırıp sivillerini katlettikleri İstanbul'umuzu neden bırakıp çekip gittiler?

Mahalle aralarında sapan kavgası yapan çocuklarımızın uçaklarını düşürüp hava kuvvetlerini imha etmelerinden, usta balıkçılarımızın olta ve misinaları ile kruvazör ve denizaltılarını avlamalarından mı korktular? Elbetteki hayır!..

Söz de bizim başarılarımızdan (!) endişeye kapıldılar ve Bursa'da Mudanya Barış Antlaşmasını imzaladılar...

İyi de bunun az evvelinde General Refet Bele komutasındaki bir kolordumuz İstanbul'u İngilizlerden almak için bir taarruz yaptı ve tabiri caizse varlık bile gösteremedi... O halde?..

Gitmeleri karşılığında bir şeyler aldılar ki gittiler?

Neydi bu akıl almaz kararlarının arkasındaki sır?

İşte, ne aldıklarını merak edecek olursanız LOZAN ANTLAŞMASI'nın detaylarında bulabilirsiniz...

"TÜRKLERİ DİNİ-MANEVİ HASSASİYETLERİNDEN KOPARTMAK VE HİLAFETİ KALDIRMAK ŞARTI İLE YAPAY BİR BAĞIMSIZLIK TANINDI. SAHTE KURTARICILAR SAHNEYE SÜRÜLDÜ."


DİKKAT! Bu yayınımızı, Facebook, Instagram, WhatsApp ve benzeri Amerikan/Siyonist menşeli ortamlarda paylaşırsanız, arkadaş listenize ya da takipçilerinize gerçekten gösterildiğinden ve taktik surette sansürlenmediğinizden emin olunuz. 

Çanakkale anıtı yıkılmalı. Çanakkale anıtı Masonik, Siyonist manalar içeren bir anıt | Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

akademi dergisi, çanakkale anıtı, çanakkale savaşı, içimizdeki israil, masonlar, mehmet fahri sertkaya, müslüman genç, siyonistler,

SÖKÜN, ÇIKARIN şu hain hançeri, aziz şehitlerimizin göğsünden!


BU ABİDE/ANIT KİMİN ABİDESİ?

Bilmiyor isek birisi öğretsin. Yanlış biliyorsak birisi doğrusunu anlatsın. Bu abidenin Türk ve İslam kültürü ile nasıl bir alakası var?

Bunun neresi sanat, neresi estetik, neresi derinlik? Nerede nakış nakış Türk ve İslam kültürü?

Bu millet "Çanakkale unutturulmasın" dedi diye, baskı/kamuoyu oluşturdu diye, oraya dikilecek anıtını şeklini ve manasını bile #İçimizdekiİsrail mi belirlemeliydi?

Şu Çanakkale anıtı nedir?

Şu Çanakkale anıtı nedir, var mı kültürümüzde eşi
Yaptıran masonların kahkaha attı dördü beşi

Ne hayâsızca bir iştir ki, şüheda hep rahatsız
Nerde, müslüman işi değil bu, adeta Fransız

Kaynıyor kum gibi, memleketin içi gizli Yahudi
Anıt isteyince millet, Çanakkale'ye işte bu dikildi
Cümle mason, Sabetayist ittifak etmişlerdi yine
Titrer bu millet, bir gün dönerse şayet kendi özüne
Sökülür şühedanın bağrından bu masonik abide

Bu taşındır diyerek dikenler bu anlamsız sütunları
Çoktan örmüşlerdi memleketin içinde ihanet ağları

Sen bu sütunların altında, ararken tarihini heyecanla
Onlar seni değil, dedeni de kandırmışlardı müfredatla

Sen ki içimizdeki İsrail'i yıkacak neslin güzide ferdisin
O dört uçlu hain süngüyü atanın bağrından sökeceksin
Sen ki memleketi kuşatmış, içeriden boğuyor iken bu hainler
Bütün tuzaklarının bozulacağı vaktin şanlı neferisin


DİKKAT! Bu yayınımızı, Facebook, Instagram, WhatsApp ve benzeri Amerikan/Siyonist menşeli ortamlarda paylaşırsanız, arkadaş listenize ya da takipçilerinize gerçekten gösterildiğinden ve taktik surette sansürlenmediğinizden emin olunuz. 

Bu güne değin en çok tıklanılanlar